bişşiyler bişiiyler

blog'a geri dön

0 yorum var - 24 Mayıs 2008 20:08

Kabullenemeyiş sevmemek deil : vucudunu , sigaranı , sevgilini, deniz kabugun'u, akrabalarını, geleceğini geçmişini, şehrini, bisikletini, yalnızlığını, düşlerindeki tutarsızlığı...Seviyorum eğer sevmek, sevdiğin şeyin zarar görmemesini istemekten başka bişi değilse elbette. Burdaki yavşaklık senin olanın artık senin olduğu için onunla ne yapman gerektiğini bilmemen, bu yüzden ilk olarak tadını çıkarırsın sonra seversin ve biter, amaçsız bi sıradanlık süre gelir. Hepsini kaybedip tekrar kazanmak içinmi (öyle olduğu zaman işin içine değer giriyor onun sana sağladıklarını özlüyorsun buda bi yoksunluk belirtisi ve istekler yeniden başlıyor) yoksa sonsuz bir kazanma aÇLığı içinde mi yaşıycam. Bundan ibaretmiydi yani bu kadar övülen yere göğe sığdıramıycak hayatım hayatlar, kazanmak yada kaybetmek mi? En kabullenemediğim bendeki ve diğerlerindeki bu açlık, zaten burayı mahveden tüketen de bu! Toprak artık benden bu kadar vericeğim hiç birşey kalmadı dediği gün herşeyimizi kaybediceğiz!!!

bu yazıya puanı basanlar:

kolsuzsifon hakkında:

19.10.1940 doğumlu, 67 yaşında. sessiz olarak çalışıyor.